UPLOAD

    Ayten Akhmed

    Azerbaijan

    883

    Kompleksler ve insan yaşamına etkileri

    Published: April 29, 2021

    Sunum içeriği: Kompleks nedir? Kompleks türleri, Aşağılık duygusu, üstünlük kompleksi, Şehit/fedai kompleksi, kurban kompleksi, Peter Pan kompleksi, suçluluk komplekslerinin özellikleri, hayatımızı nasıl etkiledikleri ve nasıl kurtula biliriz gibi başlıklarla konu ele alınmıştır.

    Comments

    Kompleksler ve insan yaşamına etkileri

    • 1. Slide1 Kompleskler ve hayatımızdaki etkileri
    • 2. Slide7 Off…ne zaman eriyecek bu göbek; Kız dediyin biraz modadan anlar; Ne giysem yakışmıyor; Elbise de giyemiyorum ki,bacaklarım eğri; Boyum da kısa; Allahım, nolurdu sanki beni de özene-bezene yaratsaydın; Aaaa, şurda kazayağım çıkmış, yaşlanıyor muyum acaba?; Doktor da gözlük yazdı, zaten çirkindim, şimdi bununla dışarı da çıkamam; Vah, vah saçım beyazlamış; 40 numara kız ayağı mı olur ya… Okul da, askerlik de bitti, ama hala bir işim yok; Keşke daha iyi yerlerde olsaydım da iyi de para kazansaydım; Ya bu saçlar neden düzelmiyor; İş deneyimim bile yok; Sivilcelerime göre herkes benimle dalga geçiyor; Evlilik…evlilik…evlilik….sanki evlenenlerin eli bala batmış; Acaba ben çok mu beceriksizim; Neden hiçbir işim yolunda gitmez; Sorun bende mi; Allahım bu karın ne zaman kaslanacak, ne zaman baklavalar çıkacak… Her insanın hayatının her anında küçük de olsa kendine kompleks yaptığı bir şeyler oluyor. Aynı özellikleri taşıyan milyonlarca insan varken eksikliklerini sorun haline getirmek insanın mükemmellik arayışından kaynaklanıyor. İçinde yaşanılan toplumun genel kabullerine uygun olmayan her şey kompleks haline gelebiliyor. Kompleksler, insanın yaşına, eğitim durumuna, yaşam standardına, kadın erkek oluşuna göre değişiyor ve herkese göre değişen yüzlerce sebebi bulunuyor. Bir insanda genellikle başarısızlık yaşadığında, mutsuz olduğunda, deneyimsiz olduğu bir durumla karşılaştığında, kendini baskı altında hissettiğinde ortaya çıkabiliyor. Bu düşünceleri muhtemelen geçirdiniz beyninizden
    • 3. Slide6 Kompleks nedir? Başkalarının bize tepki verme şekli, biz büyürken kendimize ve dünyaya bakışımızı şekillendirir. Kompleks, kelime olarak “karmaşık” anlamına gelmektedir. Psikolojide kompleksin farklı tanımları vardır. Bunlara gözatalım: ⍟Psikolojide bilinçsiz olarak kişinin ruhsal yaşantısını etkileyen düşünce karşılıklarına kompleks denmektedir; ⍟Anormal zihinsel durumlara veya davranışlara yol açan, çatışmaya neden olan, bastırılmış veya kısmen bastırılmış duygusal olarak önemli fikirler topluluğudur; ⍟Kompleks, kişiliğimizdeki tipik bir gelişim veya aktivite modeline bağlı bir olay veya olaylar dizisi etrafında yaşadığımız yoğun kişisel duyguların deposudur ve b. Gibi daha neler neler tanım olarak örnek verilebilir. ⍟İnsanı rahatsız eden, hayattan keyif almasını engelleyen kontrol edemediği hatalı davranış biçimleridir.
    • 4. Slide3 Agresifim!!!Kompleksliyim!!! Bazen insan hayatını bilmeden komplekslere teslim eder. Kararları, yaşam tarzı kompleksleri tarafından yönetilir. Kompleksi olmayan kimse yoktur, sadece bazı insanlar bunu bilir, bazıları da komplekslere bağlı olduğundan şüphe etmez. İnsanlar birçok konuda kompleksler yaşıyor. Peki insan neden birşeyleri kendine dert eder ve onu kendine kompleks yapar? İlk olarak şunu değinelim; psikolojik travmalar ruh sağlığına ciddi anlamda zarar vermektedir. Örneklere bakalım: 1.Çocukluk döneminde babasıyla sorunlar yaşayan birisi ileriki yıllarda babasına ve onun tarzındaki kişilere öfke duyar, ''baba kompleksi'' yaşar. Herhangi bir kimsede babasının davranışlarına benzer bir davranış gördüğünde hiçbir kusurlu davranışı olmasa da o kişiyi sevmez, onunla sebepsiz yere kavga bile edebilir. Üstelik bütün bunları farkında olmadan yapar. 2.Hastalık veya kaza sebebiyle annesinden yoksun kalan çocuk ciddi bir travma, büyük bir örselenme yaşayabilir ve bu durum onun gelişmekte olan ruhunda derin yaralar açabilir. Bu durum anne döndüğünde telafi edilebilir, ancak bu sefer de anneyi ve sevdiklerini kaybetme korkusu yaşamaya başlayabilir; özgüveni zayıflayabilir. 3.Temizlik hastalığı olan bir kişinin geçmişi araştırıldığında o kişinin çocukluk döneminde aşırı baskıyla büyütüldüğü, bir taciz veya benzeri büyük bir olay yaşadığı ortaya çıktığında ve çocuklukta gerçekleşen söz konusu olayın çözülüp geçmişe gömüldüğü anda olumsuz etkileri de kişinin yaşantısından silinebilir. Ama bu illetden öyle üzerinden geçmekle maalesef ki, kolay kurtulmak olmuyor.
    • 5. Slide4 Hemen açıklayayım bunu. En basit örnekle anlatayım. Yolda gidiyorsunuz biri “aaa şunun burnuna bak, ne kadar büyük” dese hemen şüphelenip hızlıca bir ayna ya da telefon kullanarak bakmayacak mısınız? Tabi ki de bakacaksınız. Telefon ya da aynaya baktığınızda aslında- örnekten yola çıkarak, burnunuzun büyük olmadığının farkına varırsınız, ama…ama…beyninizde o soru işareti büyük ihtimal dolaşacaktır:“acaba neden öyle dedi ki” diye gün boyunca düşünürsünüz. Kompleksler bir zaman sonra kendiliyinden geçebiliyor. Lakin, bu istisnai durumlarda mümkündür. Bunun için de komplekslerinize yenik düşmemeli ve büyük çaba sarf etmeniz gereklidir. Ama, siz sürekli kenar söylemleri dikkata alırsanız artık kendinize “nur topu gibi bir kompleks” edinmiş olacaksınız. Ailenizdekilere de, dost çevrenize de sürekli soracaksınız “Anne, ben güzel miyim?/çirkin miyim?” Psikolojik komplekslerin çoğu çocuklukta ortaya çıkar, bu nedenle çocuk gördüğü ve işittiği bilgileri beyninden silemez, bu nedenle onunla ilgili tüm olumsuz düşünceler aklında kalır. Yaşam boyu süren kompleksler de vardır ve bu, bir kişinin başka birinin fikrine tepkisine bağlıdır. İnsanlar çeşitli alanlarla ilgili kompleksler edinebilirler ve kendilerine ve eylemlerine olan güvenlerini yitirirler. Komplekslerin tezahürleri farklı şekillerde ortaya çıkar, görünmez olabilirler, ancak yaşlandıkça sinir krizi, depresyon, saldırganlığa dönüşebilirler. İnsanın kendini derk ettiği andan ya kendi farkına vararak ya da varmadan aslında kompleksler oluşur. İnsanın kendi farkına varmıyorsa nasıl ortaya çıkıyor bu kompleks derseniz.
    • 6. Slide5 Psikolojik kompleksin türleri Psikologlara göre, doğaları gereği iki tür kompleks vardır: 1. Fiziksel kompleksler - bir kişinin fiziksel bilgilerini, görünüşünü, vücut özelliklerini ifade eder. Burun, kulaklar, vücut yapısı, boy, kilo. Bunun hakkında başta aslında konuştuk. 2. Manevi kompleksler - zihinsel ve duygusal. Örneğin, güvensizlik, suçluluk kompleksi, kurban vb. Büyük ihtimalle birçok kompleks ismi duydunuz, örnek olarak aşağılık duygusu, üstünlük kompleksi, fedai kompleksi, kurban kompleksi, Peter Pan kompleksi, suçluluk ve daha ne kadar kompleks ismi vardır. Bunlar hakkında konuşacağız.
    • 7. Slide8 Aşağılık duygusu “Eğer bir kişi gösteriş yapıyorsa, bunun nedeni kendini aşağılık hissettiği için hayatın yararlı tarafında başkalarıyla rekabet edecek kadar güçlü hissetmemesidir. Bu yüzden işe yaramaz tarafta kalıyor. " En sık rastlanan kompleks türüdür. Bireysel psikolojinin kurucusu Alfred Adler tarafından ortaya çıkarılmıştır. Genellikle insan nasıl edinir bu kompleksi derseniz, şöyle ki, insan her zaman kendini başkalarıyla kıyaslar. Başkalarının kendisinden daha akıllı, daha güzel, daha güçlü ve s. olduğuna inandırarak kendisini deyersiz hiss eder. Bu tip insanlar çok çabuk manipüle edilebiliyor ve diğer insanlar da kolayca onların bilinçaltına inerek yönlendirilyorlar. Her olumsuz durumlarda kendilerine yüklenirler. Bir şeyi başarabileceklerine dair gram inançları yoktur. Bu insanlara övgü yağdırsan bile yine dediğim dediktirler. Sosyal statü başta olmak üzere akla gelebilecek her konuda kendilerini yetersiz hissederler. Aşağılık kompleksi ve depresyon birbirine bağlıdır. Her zaman depresyona girme eğilimindedirler. Anlayacağınız, aşağılık kompleksini yenemeyen insan, sürekli olarak yetersizlik duyguları yaşar. Sürekli aşağılık duygularıyla savaşmak, bazı insanlarda endişeye yol açabilir. Kendine değer vermekten yoksun olmak, sosyal durumlarda gergin olmanıza, tedirgin olmanıza ve hatta başkalarıyla ilişki kurmaktan çekilmenize neden olabilir. Adler, aşağılık kompleksinin çocuklarda sorunlu davranışların önemli bir nedeni olduğuna inanıyordu. Teorisine göre, çocuklar (ve yetişkinler) başkalarına kaba veya saldırgan davranırlar çünkü kendilerini bir şekilde aşağılık hissederler ve düşük benlik saygısını telafi ederler. Aşağılık duyguları, çocukların arkadaşlarından ve ailelerinden uzaklaşmasına ve çok utangaç davranmasına neden olabilir.
    • 8. Slide9 Yaa bu çocuk neden böyle, hiçbir şey anlamıyor…. Oğlum/kızım, baksana diğer komşumuzun çocuğu ne kadar zeki ne kadar akıllı… Neden diğerleri gibi davranmıyorsun… Görüyor musun, Haticenin kızı üniversite sınavında kaç puan toplamış, sen onu bile yapamadın… Aaaa, şu gelene bakın, eziiikkk…. Eee, peki aşağılık duygusunu yaşamamıza sebep nedir? “Aile komplekslerimizin sebepkarıdır” diyorlardı da, inanmıyordum, ama zamanla bu fikir gerçekten yerine oturuyor. Çocuk ebeveyn tarafından sürekli aşağılanmış, yetenekleri göz ardı edilmiş ve beceremeyeceği görevler yüklenmiştir. Çocuk başarısız olduğunda da cezalandırılmış, hakaret edilmiş, benliği incitilmiştir. Ve çocuk artık yeteneksiz, beceriksiz, başkalarından daha az zeki, daha az başarılı bir benlik aynası geliştirmiştir. Tabii ki, her kes bu fikre katılım sağlamak zorunda değil. Bakalım, nedir komlekslerimizin sebepleri: ∎Küçüklüyünden beri çocuğunu ihmal eden ve aşırı derecede eleştiren ve diğerlerinin yanında utandıran ebeveynler; ∎Zorbalık, sosyal medya üzerinden olumsuz davranış ve mesajlara maruz kalmak; ∎Düşük sosyoekonomik durum; ∎Cesaretsizlik veya başarısızlık, yani ister gerçekçi ister de gerçek olmasın, kendiniz için bir hedef belirliyorsunuz ama ulaşamıyorsunuz.; ∎Psikolojik taciz; ∎Ruhunuzun mükemmelliğe duyduğu açlık; Gelelim şimdi de aşağılık duygusunun/kompleksinin belirtilerine: ∎Özgüven eksikliği, zaten belli; ∎Başkalarında kendini izole etme; ∎Kendini ıspatlamak için başkalarını kontrol etmeye çalışmak, hatta zarar verebilecek hadde gelmek; ∎İtaatkar hissetmek; ∎Reddedilme korkusu; ∎Özel hayatınızda da, “sen kendini sevemiyorsun daha, seni kim ne yapsın?” ya da “sana hangi erkek/kız bakar ki, zaten” diyerek kendi kendinizi hep eziklemek; ∎Başkalarının mutlu olmasını kıskanmak, ya da etrafta aşık çiftler gördüğünüzde melankolik duygulara kapılmak ve daha neler neler…. Ya biraz örnek al, örnekk…
    • 9. Aşağılık duygusunu nasıl yenersiniz? Aşağılık duygusunu nasıl yenersiniz? ∎İlk olarak şunu bir kafanızda netleştirin: Kendinizi kim/kimlerden aşağı, yetersiz hiss ediyorsunuz? Normalde fiziksel olarak çekici, zengin, zeki ve ya etkileyici insanlar, dinamik kariyere ve büyük sosyal çevreye sahip insanlar bu kompleksin sebebidir. Bu insanlar her hangi bir arkadaşınız, akrabanız veya bir ünlü de olabilir. ∎Duygularınızın nedenini bulmaya çalışın; Bakın bir, bu duygu size çocukluğunuzdan mı yapışmış, yoksa sonradan mı edindiniz bu kompleksi. Geçmişinizi düşünün. Daha derin bir sebep bulmanız gerek ki, probleminizin kökenini bulasınız. Kendinize bu konuda da güvenmiyorsanız, o zaman bir psikolog yardımıyla bunu gerçekleştirin. ∎Kendinize yüklenmeyi bırakın. En başta söylediğim gibi, dünyada bu komplekse sahip ne kadar insan var. Her insan da aynı özellikleri taşıyamaz. Belki sizin bir/birkaç özelliyiniz var ki, hiç kimsed yok. Şunu da unutma ki, hiçkimse kusursuz değildir. Bu sadece sizin kafanızda. İradeli ol ve kurtul artık şu illetden. ∎Başkalarına özenmeyi bırakmalısın; Aşağılık kompleksleri, tıpkı bir başkası gibi olma arzusuna dayanır. Olmadığın ve hatta belki de hiç olamayacağınız biri olma yolunda kendinizi harcamayın. ∎Başkalarının ne düşündüğü hakkında endişelenmeyi bırak; Bu tür komplekslerin büyük bir kısmı, başkalarının sizin hakkında ne düşündüğünü saplantı haline getirmekten gelir. Başkalarının bizi yeterince iyi bulup bulmadığına bağlı olarak çoğu zaman kendimizle ilgili illa bir sorun ararız. Bu kesinlikle sağlıklı bir düşünce değil. Günün sonunda sadece kendinizle ilgili sizin ne düşündüğünüz önemlidir. ∎Kendinize güvenin; Kendinizde beğendiğiniz atıyorum 7 özelliği ve ya günlük bir motto haline getirebileceğiniz bir aktivite koyun hedef olarak, onu göreceğiniz yere asın ve o hedefi gerçekleştirmeye yönelin. Yönelin ki, sonunda BAŞARDIM İŞTE diyebilesiniz. ∎Kendi içinizde de olumlu şeyler düşünün ve konuşun; kendi beyninizde aptal, beceriksiz, başarısız diye kendiniz dar kalıplara sokmayı bırakın. ∎Etrafınızda pozitif insanlar biriktirin; Kendinizi poziftifliye adayın. Öncelikle toxix insanları bir çıkarın hayatınızdan. Karşılıklı olarak bir birinizi dinleyeceğiniz, nezaketli ve sorumluluk üstlenen arkadaşlar edinin. ∎Girişkenlik uygulaması; Bu kompleksteki insanlar, katkılarının önemsiz olduğunu düşündükleri için zaman zaman çekingenliyi hobi edinirler, İster işyeri olsun ister özel hayat, öneri veya endişelerinizi paylaşmaktan korkmayın, iddianızı koruyun.
    • 10. Üstünlük kompleksi, egonuzu şişiren psikolojik bir bozukluktur.  Üstünlük kompleksi, egonuzu şişiren psikolojik bir bozukluktur. Alfred Adler'e göre üstünlük kompleksi, "kendini eksik bir insan olarak görmek ve buna bağlı olarak daha yüksek hedeflere ulaşmak" anlamına gelir. Üstünlük kompleksi; ebeveynlerin çocuğun egosunu şişirmesinden, başkalarının yanında aşırı ve sürekli olarak övmesinden kaynaklanmaktadır. Kendisini diğer insanlardan daha özel, daha ulaşılamaz, daha farklı olduğunu aşırı derecede düşünme hissidir. Büyük olasılıkla aleden aktarılan bir özelliktir. Bazen de kişinin kendi hayat çabalarıyla oluşmuştur. İnsanlarla ilişkilerinde daima bir ajandaya göre davranırlar; çıkar ilişkileri kurarlar. Arkadaşlık ve romantik ilişki kuramazlar. Hayattaki tüm olayları kontrol etmeye çalışırlar.Bu tip insanlar kendilerini cemiyetden bilinçli şekilde izole ederler. Pek fazla insanlarla da iletişime geçmezler. Çünkğ etraflarındaki insanları kendilerine uygun görmezler. Diğerlerinden kendilerini aşırı şekilde üstün olduklarına inandırma zamanla egoistliğe, bencilliğe dönüşüyor. Bu da yalnızlıkla ve depresyonla sonuçlanıyor. Bu genelde hep övülen, takdir edilen insanlarda ortaya çıkıyor. Üstünlük kompleksine sahip insanların kendileri hakkında abartılı ve gerçek olmayan fikirleri oluyor. Aslında bu kompleks türü aşağılık duygusuna karşı bir savunmadır desek yeridir. Hepimiz kendini güvende tutan ve kendi ile övünen insanlar tanırız. Burunlarını havada tutarlar, her şeyi bilir gibi davranırlar ve kimse de o kişilerin seviyesine çıkamaz. Bu insanlar üstünlük havaları ile bilinirler. Yanındaki taraftarları ve kurbanlar ile, herkesten daha iyi olduklarını düşünürler.
    • 11. Sanal dünyadaki “üstün canavarlar” Sanal dünyadaki “üstün canavarlar” Herkesin belirli bir üstünlük kompleksine sahip olduğunu belirtmek isterim, ancak norm aşıldığında bireylerin davranışlarında daha belirgindir. Güçlü ve üstün olma mücadelesi o kadar yoğundur ki, bu durumda sıradan, normalleşmiş yaşam ilişkileri artık tatmin edici değildir. Hayattaki yerlerini iyileştiremeyen üstün kompleksli bireyler, inanılmaz çabalarla sanal dünyada bunun üstesinden gelmeye çalışırlar. Çünkü sanal dünyada gücü göstermek gerçek hayata göre daha kolay, daha rahat ve daha güven vericidir. Sanal dünya, ruhun acı veren kusur kompleksini tamamen ortadan kaldırmak için neredeyse "mükemmel" bir yerdir. Üstün komplekslilerin 2 türü vardır: pasif ve aktif üstün kompleksliler. 1.Pasifler- üstünlük kompleksinden daha çok acı çekenlerdir. Bu tipler genellikle sanal toplumda aktif rol alamazlar. Yaratıcı çalışmaları olmasına rağmen, onu açığa çıkarmaktan, tartışmaktan ve eleştiriyle yüzleşmekten korkuyorlar. Bu türler, sosyal ağlardaki konular ve fikirler hakkında sadece saldırgan veya "terimle boğulmuş" görüşlerini ifade ederek sosyal ağlardaki üstünlüklerini kanıtlamaya çalışırlar. 2.Aktifler- Aktif tip üstün kompleksler, pasif tip komplekslerden farklı olarak, sanal arenada daha da ileri giderek tartışmalarda ateşli görüşleri dile getirmekle kalmaz, aynı zamanda yaratıcı çalışmalarını kamusal tartışma için ortaya çıkarır. Bub bireylerin üstünlük kompleksi, rakip olarak gördükleri diğer yazarların yazılarını "eleştirdiklerinde" ya da bir ideoloji hakkında sürekli olarak eleştiri yağmuruna tuttuklarında bariz bir şekilde belirginleşir.
    • 12. Şehit/Fedai kompleksiHayat zor olabilir. Kaderin kurbanı olan - fiziksel ya da duygusal olarak - yaralanan insanlar var. Bununla birlikte, az ya da çok bilinçli olarak kurban olmayı seçen insanlar da vardır, bunlar Psikolojide “şehit kompleksi” olarak bilinen acı çekenlerdir. Şehit/Fedai kompleksi Hayat zor olabilir. Kaderin kurbanı olan - fiziksel ya da duygusal olarak - yaralanan insanlar var. Bununla birlikte, az ya da çok bilinçli olarak kurban olmayı seçen insanlar da vardır, bunlar Psikolojide “şehit kompleksi” olarak bilinen acı çekenlerdir. ∎Bir şehit kompleksine sahip olmak, esasen parmağınızı hayatınızdaki diğer insanlara veya durumlara işaret etmeyi ve onları hastalıklarınız, hayal kırıklıklarınız, ezilmiş hayalleriniz ve duygusal kargaşanız için suçlamayı içerir. Hepimiz şehit olma kapasitesine sahibiz, ancak şehit kompleksi mağdurları bunu, genellikle ilişkilerinin zararına olacak şekilde günlük bir rol olarak benimsiyorlar. kendisiyle "iyi" hissetmek için farklı mekanizmalar yoluyla acı veya acıyı aramayı içerir. Kişiyi, sıkıntı ve ıstıraba neden olabilecek durumları bulmak için mümkün olan her şeyi yapmaya yönlendiren, kendine zarar veren bir davranış kalıbıdır. ∎Bu tip insanların beyninde sadece şöyle düşünceler vardır: “Yeterince iyi değilim, bu yüzden beni sevmeleri veya takdir etmeleri için başkalarını memnun etmem gerekiyor”, “birinin bana ihtiyacı yoksa, benim hiçbir değerim olmadığı anlamına gelir”, “başkalarının iyiliği ve mutluluğu bana bağlıdır”, “aşk adına acı çekmek normaldir”, “yokluğumda her şey parçalanacak” ve b. ∎Yaptıkları feragatler, ödünler ve fedakarlıklar, iyilikleri, kalplerinin iyiliği ve önemi konusunda kendilerini ikna etmeye çalıştıkları yollar, aynı zamanda sık sık manipülasyon ve duygusal şantaj kullanarak başkalarını bastırmanın yollarıdır: “Tüm bunlardan sonra senin için yaptığım şeyin aynısını benim için de yapmanı bekliyorum”, ”Senin uğruna kendimi feda ettim, bu yüzden karşılığında sen de benim için fedakarlık et”. İstediklerini almadıklarında ise insanları mağdur eder, katlanmak zorunda kaldıkları sorunları dramatize eder ve abartırlar.
    • 13. Şehit/fedai kompleksinin kökeni neye dayanıyor? Şehit/fedai kompleksinin kökeni neye dayanıyor? Tarihsel olarak şehit, kutsal oldukları bir şeyden vazgeçmek yerine hayatını feda etmeyi veya acı ve ıstırapla yüzleşmeyi seçen kişidir. Günümüzde bu terim bazen her zaman bir şekilde acı çekiyor gibi görünen birini tanımlamak için kullanılmaktadır. Her zaman son acıları veya başkası için yaptıkları bir fedakarlık hakkında bir hikayeleri olabilir. Hatta sempati kazanan veya başkalarını suçlu hissettiren kötü şeyleri bile abartabilirler. Şehitliğin teşvik edildiği, hatta fedakarlık ve acı çekmeye istekli insanların bile iyi gözle görüldüğü kültürler, aileler veya sosyal gruplar vardır. Aslında, Hıristiyanlık gibi dinlerin arka planının altında yatan mesajdır ki burada "iyi insanlar" çilecilik ve kefaretle damgalanmış bir yaşam sürmeleri beklenir. Bazı kültürlerde, örneğin kadınların şehit rolünü üstlenmeleri ve aileleri için kendilerini feda etmeleri de beklenir. Başkaları için umutlarından ve hayallerinden vazgeçenler, özverili, iyi, fedakar, kibar ve örnek olmaya değer kadınlar olarak kabul edilir. Çocukluk deneyimleri bizi önemli ölçüde şekillendirir ve çoğu zaman ebeveynlerinin çarpık davranış kalıplarını ve değerlerini benimsemekten bireyde şehit/fedai kompleksi gelişir. Ebeveynlerimiz ve aile üyelerimiz küçükken bizim için tanrılar gibiydi, gözümüzde anne/babamız bizim için tüm umut ve hayellerinden vazgeçen kişiler olduklarından, bilinçsizce o çocuk aklımızla bu özellikleri farklı yorumlayarak edinmiş oluyoruz.
    • 14. Manipülatif şehit karakteri Manipülatif şehit karakteri ∎Bazı durumlarda, şehit kompleksi olan kişi, diğerlerinde cezalandırmak ve onları manipüle etmek için köklü kurban pozisyonundan yararlanır. Hayattaki zorluklarını istediğini elde etmek için kullanan, kendini yardıma muhtaç çaresiz bir kurban olarak sunan özel bir şehit türüdür. ∎Bu tür şehit genellikle hayatındaki her türlü sorumluluktan kurtulur, başkalarının omuzlarına yüklenir. Mağdur zihniyetini üstlenerek ve kendisi hariç herkesi suçlayarak, başarısızlıklarını ve hayal kırıklıklarını başkalarına yansıtır ve ona yardım edeceklerini umar. ∎İnsanlar bunu yapmazsa, suçluluk duygusu yaratmak ve hedeflerine ulaşmak için uzun fedakarlıklar ve ıstıraplar listesine başvurmaktan çekinmeyecektir. ∎Bu kişiler hayatın tamamen acı çekmekten ibaret olduğuna inanmaktadır. Daha fazla acı çekmek için uğraşırlar. Kendilerine zarar verebilirler. Bilinçli bir şekilde insanları etkileyip kendilerine acındırmak isterler. Sürekli acılarından bahsederler. Umdukları ilgiyi göremediklerinde depresyona girebilirler. Hayatı kederler ve azaplar bütünü olarak görürler ve amaca ulaşmanın, kurtulmanın tek yolu bu acılara katlanmaktır. Maddi ve manevi acılardan zevk duyarlar. Kendi umutsuz hallerini insanlara anlatmaktan keyif alırlar.
    • 15. Fedai kompleksinden nasıl kurtulursunuz? Fedai kompleksinden nasıl kurtulursunuz? ∎Bir fedai gibi davranmanın dışında kendi seçenekleriniz olduğunun farkına varın; Hepimiz sevilmek, kabul edilmek ve takdir edilmek isteriz. Ama bunu otantik bir şekilde başarmak önemlidir. Başkalarını memnun etmeye çalışmak, değerinizi göstermeye çalışmak yorucudur ve iyi sonuçlar vermez. Aslında keder ve merhameti sevgiyle karıştırmamanız önemlidir. Çünkü aşırı sevgi, hem de böyle bir sevgi tatmin edici değildir, çünkü siz o zaman kim olduğunuzu, hislerinizi ve gerçek benliğinizi ifade etmiyor ve kendinizi unutmuş oluyorsunuz. ∎İlişkilerinizde takıntılı olmayacak şekilde yeni rol arayın; Hepimiz ilişkilerimizde farklı roller üstleniyoruz. Bazi insanlar otoriter rol benimsemekte, bazıları eşitlik, bazıları da boyun eğme rollerini kabul etmektedirler. Düşünün, şimdiye kadar hep kendini insanlar için feda etmişsin, yani sana da sıkıcı gelmiyor mu artık bu durum, değişmeye, daha sağlıklı bir düşünce biçimine sahip olmaya ne dersin o zaman? ∎Sorumluluk üstlenmeye başlayın; Bazen bir hata yaptığımızı ve bir sorunda katkımız olduğumuzu varsaymak acı verici olsa da, bunlara karşı bir sorumluluk taşımalıyız. Neyi değiştirebileceğimiz ve neyi değiştiremeyeceğimiz şeyler arasında bir çizgi koymalıyız. Mutluluğun kişisel bir karar olduğunu ve bunun gerçekleşmesi için olumlu yönde değişiklikler yapmak sizin elinizde. ∎Başkalarının tepkilerine hazır olun; Bu kompleksinizden kurtulmaya karar verdiğiniz anda sizin bu “fedakarlıklar”ınızdan yararlanan insanlar, olası bir durumdur ki, değişiminizden hoşlanmayacaklardır. Bu tepkileri ele almanın en iyi yolu, onlara doğrudan, her hangi bir utanç hissi yaşamadan geçirdiğiniz kişisel gelişim sürecinden bahsetmektir. ∎Her zaman başkalarının ihtiyaçlarına adamışsınız kendinizi, biraz da kendi ihtiyaçlarınızı dile getirin. İlk başlarda tereddüt ede bilirsiniz. Bu işe bir köşede somurtarak başlarsanız, tabi ki anlaşılmayacaksınız. Yani birinin sizi anlamasının tek yolu, karşınızdaki insanla doğru bir iletişim tekniklerinin kullanılmasıdır. ∎İletişim kurmamak için bahane uydurmaktan vazgeçin; Yalandan ay bugün şöyle yorgunum, böyle bitkinim gibisinden yollara baş vurmayı bir bırakın. ∎Çektiğiniz acı için ödüllendirilmeyi beklemeyi bırakmalısınız; Fedailer bir şekilde ödüllendirme umuduyla acıya ve ihmallere katlanmak için gönüllü olurlar. Yani, fedai olmanın takdir, sevgi veya başka ödüller gibi şeylere yol açacağını düşünürler. Kimse size madalyon vermeyecek bunun için. Aksine kenardaki gözlerde her zaman ezik rolundesiniz. ∎HAYIR demeyi öğrenin; İnsanların sizden istediklerini yapmayı kibarca ve saygılı bir şekilde reddetmeyi öğrenin. Yani hayır kelimesi yerine, “üzgünüm, şu an müsait değilim”, ya da “benim zaten planlarım var””başka zaman”. Birinin isteğini kabul etmeden önce kendinize sorun bir: gerçekten bunun yapmak istıyor muyum, istemiyor muyum?
    • 16. Kurban kompleksi Kurban kompleksi Günümüz dünyasında en çok yaşanan komplekslerden biridir. Bu kişiler herkesin bilinçli olarak onlara kötülük yapmak istediklerini düşünürler. Sürekli tehdit altında hissederler. İnsanların her hareketinden bilinçli bir zarar verme niyeti ararlar. İnsanlar beni hiç anlamıyor, herkes bana karşı sanki… Çocukken ailem bana şunları şunları yaptı… yalnızım… Bu hayatta herkesin hışmına uğradım, başıma gelmeyen kalmadı… Aslında şöyle olsaydı…gibisinden düşüncelere kapılırlar. Bu insanlara göre etraflarındaki herkes bu kişilere karşı bir komplo düzenlemektedir. Kişisel boyutta da olabilir fakat daha büyük çerçevede özellikle siyasal, ırksal ve dinsel odaklı gruplarda görülür. Bu kişiler toplu olarak diğer belli grupların veya yönetimlerin kendilerine düşman olduğuna inanırlar. Bu kompleks kişisel ve toplumsal anlaşmazlıklara yol açar. Genellikle yas tutma sürecinde hemen hemen herkes bu sürecin doğal bir parçası olarak kendine acıma döneminden geçer. Normal insanlarda kısa süren ve çok daha hafif olan kendine acıma durumu, kurban kompleksinden muzdarip olanlarda kalıcı ve çok şiddetlidir. Bir ilişkide taraflardan birinin kurban kompleksinden muzdarip olması, ilişkiyi genellikle kaosa sürükler. “Kurban” rolündeki birey, eşinden bir yandan sürekli olarak yardım talep ederken diğer yandan yardım çabalarını da sabote eden davranışlarda bulunur. Bu da sinir bozucu bir kısır döngüye yol açar. Kurban, zaman içinde eşini manipüle etmek ve onu zorlamak konusunda ustalaşır. Bu durumda muhtemelen bu işten en zararlı çıkan taraf, kurban kompleksine sahip eşine yardım etmek için empati kurmaya çalışan eş olur. Bazı durumlardaysa yanlış yönlendirilmiş empati, bağları zayıflamış olan ilişkinin kopmasına yol açar.
    • 17. Kurbanın özellikleri Kurbanın özellikleri ∎Kurban kompleksi teşhisi konan kişiler, yaşamlarında meydana gelmiş olan her türlü travma, kriz, hastalık ve bilimum zorlukları uzatma, genişletme ve yoğun olarak bunlara odaklanma eğilimi gösterirler. Bunların birçoğu da bilhassa çocukluk dönemine ait olan zorluklar olur. ∎Hayata tutunma şekilleri, “toplumun onlara karşı olduğu” inancından beslenir. Bu inanç kendilerini “kader kurbanı” olarak tanımlamalarına ve büyük trajedilerden ufak tefek sorunlara kadar her türlü sorunda kendilerini mağdur pozisyonunda görmelerine yol açar. ∎Sorunlarıyla baş etmek için sorumluluk almaktan kaçınırlar. ∎Sorunlarına dair her türlü eleştirel yaklaşımı ve suçlamayı reddederler. ∎Önerilen çözümlerin işe yaramayacağına inanır ve niçin işe yaramayacağına dair sebepler bulurlar. ∎Kin tutarlar, kolay kolay affedemezler. ∎Nadiren güvenli hisseder, ihtiyaçlarını ifade etmekte zorlanırlar. ∎Herkesin onlara karşı olduğuna inanır, kimseye güvenmezler ∎Karamsar ve çaresizdirler. ∎Genellikle hayatlarındaki insanlar için çok kritik önemleri vardır. ∎Kalıcı arkadaşlıklar kurmaları kolay değildir. ∎Zorluklarla baş etme yollarından “savaş ya da kaç” seçeneklerinden daima kaçmayı seçerler.
    • 18. Slide19 ∎Kurban psikolojisinden çıkmak için; ‘her şeye rağmen seçimlerimin sorumluluğunu alıyorum ve hayatımın kahramanı oluyorum’ modunda olmak gerekir. Net olmak, sevgiyle yaşamak, hayatın kontrolünü elinde tutmak gerekir. ∎Kurbanlar her zaman biri gelsin beni kurtarsın diye bekler. Ya da herkese yardım etmeye çalışır ki, herkes te ona yardım etsin. Oysaki kişi önce kendine yardım etse, önce kendin sevse kimseye muhtaç olmaz. Kimseden medet ummaz. Hayatın kurbanı değil de, hayatın kahramanı olmak aslında çok da zor değildir. Yeter ki değişime niyet edelim. ∎İsyan etmek yerine deneyimlerden ders al, zihnini ve ruhunu arındır. Farkındalığını artır, istediğin hayatı yeniden programla. Yaradanın bize bahşettiği en güzel şey özgür irade ve seçim hakkı ile hayatın kahramanı olmak elimizde iken, neden kurban rolünü oynayalım ki? Hayatın kahramanı olmak; hayatın kontrolünü ve sorumluluğunu almak, var olan gücünü ve potansiyelini kullanmak demektir. ∎Hayatın kurbanı değil de hayatınızın baş rolü olduğunuzu kabul etmek! Tüm seçimlerimizin sorumluluğunu almakla başlar bu. Kolay değildir ancak başarılabilir. Nasıl mı? İlk olarak kendinizi severek. Unutmayın bu dünyaya kendinizi dövmeye gelmediniz, bu dünyaya kendinizi anlamak için geldiniz. Bunu anlamanın yolu ise olaylara nasıl tepkiler verdiğinizi inceleyerek, istemediğiniz olayları hayatınızdan çıkarma gücü ile başlar. ∎Daha sonra isteklerinizde net olduğunuzu kendinize, evrene, çevrenize ve sevdiklerinize göstermeniz gerekir. Herkes gibi olmak ya da en güçlü olmak zorunda değilsiniz. Sadece siz kimseniz ona sahip çıkın, iyi ve kötü günde yanınızda olun. ∎Dünyadaki herkesin size komple kurduğunu düşünmeyi bırakın; tamam demiyoruz ki, dünyadaki her kes sütten çıkma ak kaşık, ama yani herkes kötü, boynuzlu şeytan değil. İnsanlara güvenmeyi deneyin. “ Kurban olmaya bir kez ve sonsuza dek elveda demek, heyecan verici ve mutlu bir hayatın kilit noktasıdır.
    • 19. Slide20 JM Barrie 1911 tarihli romanı "Peter ve Wendy" de "Biri hariç tüm çocuklar büyür," diye yazmıştır. Büyümeyecek orijinal çocuk Peter Pan'dan bahsediyordu. Peter Pan sendromu, büyüme korkusu olan çocuklarda ve olgun oldukları halde çocuk gibi davranan insanlarda görülen davranış bozukluklarına verilen addır. 1983'de Dan Kiley isimli bir psikanalist tarafından bulunmuştur. Kiley erkeklerde bu davranışa odaklanırken, Peter Pan sendromu herhangi bir cinsiyet veya kültürden insanı etkileyebilir. Çocukların fiziksel olarak büyümesini engelleyen gerçek bir sihir olmasa da, bazı yetişkinler gençliğin kaygısız günlerine sarılmaya devam ediyor. "Bugün yetişkin olamam/davranamam" dedin mi? Peter Pan sendromlu insanlar her gün bu felsefeyle yaşama eğilimindedir. Bu sendrom en çok olgun yaşta ortaya çıkmaktadır (sosyal görevleri olduğu andan itibaren). En çok bekar insanlarda görülmektedir. Dan Kiley'e göre, bu sendromun küçüklükte, annenin baskısı ve babanın otoritesizliğinden kaynaklanmaktadır. ∎Peter Pan Sendromu esasen ‘bumerang nesli’ olarak adlandırılan, büyümenin evrelerini tamamlayamamış kişileri etkiliyor. Yuvadan bir türlü uçamayan bu kişiler büyümenin beş adımı olarak gösterilen “okulu bitirmek”, “evden ayrılmak”, “para kazanmak”, “evlenmek” ve “çocuk sahibi olmak” gibi aşamaları tamamlayamadan devam ediyorlar hayatlarına. ∎Artık ebeveynlerin, sorunlar karşısında çocuklarından önce davranıp bu sorunları çözmeye başlamasından dolayı gençler kendi kendine bir şeyler yapmayı unutmuş durumdalar. Haliyle çocuklarının bir çeşit bakıcısı haline gelen anne babaların sağladığı konfordan vazgeçmek yeni nesil için pek kolay değil. Yorgun argın işten eve geldiğinde yemeğinin hazır, eşyalarının temiz ve ütülü olduğunu görmeyi kim istemez? ∎Peter Pan bireyler “özgür ruhlu” insanların köşe bucak kaçtığı sorunları, sorun olarak görmüyorlar. Nereye gidiyorsun? Kaçta geleceksin? Kimle buluşuyorsun? Neden bizle zaman geçirmiyorsun? gibi sorular Peter Pan’lar için dert değil. Peter Pan kompleksi Koca bebekler
    • 20. Peter Pan kompleksi belirtileri Peter Pan kompleksi belirtileri İlişkiler İş Tutum, ruh hali ve davranışsal ∎çaba eksikliği, geç kalma veya işi atlama nedeniyle bir iş kaybı düzenine sahip olmak; ∎iş bulmak için çok az çaba sarf etmek; ∎sıkıldıklarında, zorlandıklarında veya stresli olduklarında sık sık işten ayrılmak; ∎sadece yarı zamanlı çalışıp ve terfi fırsatlarını takip etmekle ilgilenirler; ∎herhangi bir alanda becerilerini geliştirmek için zaman harcamadan alandan sahaya geçerler. ∎faaliyetler planlamanıza ve büyük kararlar almanıza izin vermek; ∎ev işlerini ve çocuk bakımı sorumluluklarını ihmal etme; ∎"bugün için yaşamayı" tercih ediyor ve uzun vadeli planlar yapmaya pek ilgi göstermezler; ∎ilişkileri etiketlemek veya tanımlamak istememek gibi duygusal yetersizlik belirtileri gösterirler; ∎akılsızca para harcar ve kişisel finansla ilgili başka sorunlar yaşarlar; ∎ilişki sorunlarını verimli bir şekilde ele almaktan sürekli olarak kaçınırlar. ∎güvenilmezlik ve dökülme modeli ∎stresli durumlarla karşılaşıldığında duygusal patlamalar ∎işler ters gittiğinde mazeret uydurma ve başkalarını suçlama eğilimi ∎kişisel gelişime çok az ilgi duymak veya hiç ilgi duymamak ∎ilgilenilme beklentileri ∎olumsuz değerlendirme korkusu ∎genellikle zor duygulardan veya sorumluluklardan kaçmak amacıyla bir madde kullanım modeli ∎somut planlar yapmak yerine seçeneklerini açık tutma arzusu
    • 21. Slide22 Peter Pan olma için sebepler genelleme olarak şu şekildedir: Maddi açıdan sorumluluk eksikliği, istikrarlı bir kariyer inşa etmekte zorlanma, sürekli başka iş ve hobilerin peşinden koşmak, hiçbir çaba göstermeden gerçekçi olmayan bir hedefe tutunmak, insan ilişkilerine yeterli ilgiyi göstereme, başarısızlıklar için başkasını suçlama. Daha detaylı bakalım: ∎Cinsiyet rolleri: Kadınlar genellikle ev sorumluluklarını üstlenmek, duygusal emek yapmak ve çocuklara bakmak için sosyalleştirilir. Bu, erkek partnerlerinin bu görevleri terk etmelerini ve yetişkinlikten kaçınmalarını, sorumluluk almamalarını kolaylaştırabilir. ∎Kaygı: Yetişkinlik zor olabilir. Kişinin iş bulma, geçimini sağlama veya başka başarı ölçütlerini elde etme yeteneği konusunda endişeli hissetmek yaygındır. Sorumluluk sahibi bir eş veya günlük işlere yönelecek bir ebeveyn gibi bu sorumluluklardan kaçmanın uygun bir yolu olduğunda, bazı insanlar büyümeyi reddedebilir. ∎Yalnızlık: Psikolog Humbelina Robles Ortega, Peter Pan sendromlu kişilerin yalnızlıktan korkabileceğini öne sürüyor. Bu nedenle, sürekli olarak kendilerine bakacak insanları ararlar - genellikle romantik partnerler. ∎Bağlılık korkusu: Peter Pan sendromlu kişilerde genellikle istikrarsız ilişkiler kalıbı vardır. Gelecek için daha az planları olacağını ve daha az yatırım gerektireceğini düşündükleri, giderek daha genç ortaklarla ilişkiler kurabilirler. ∎Helikopter Ebeveynliği: Ortega, aşırı korumacı ebeveynlerin çocuklarını aşırı derecede bağımlı hale getirebileceğini söylüyor. Bu çocuklar yetişkinlik için gerekli temel becerileri geliştiremeyebilir ve bu da onların Peter Pan sendromu geliştirmelerine neden olur. ∎Akıl sağlığı teşhisleri: Bazı araştırmalar, Peter Pan sendromlu erkeklerin kişilik bozuklukları olabileceğini öne sürüyor. Örneğin, 1982'de yapılan bir araştırma, Peter Pan sendromunun genellikle erkek partnerin narsist bir kişiliğe sahip olduğu ve kadın partnerin depresyonda olduğu karmaşık bir aile sisteminin parçası olduğunu ileri sürdü. Oyuncak bebekler veya çizgi romanlar gibi "çocukça" ilgi alanlarına sahip olmak Peter Pan sendromuna neden olmaz. Bunun yerine, bu sendrom, sorumluluk almayı ve karşılıklı ilişkiler kurmayı reddetmekle ilgilidir.
    • 22. Nasıl kurtulursunuz bu kompleksten? Nasıl kurtulursunuz bu kompleksten? Kendi başına olmanın sorumluluğu çok büyük. Nasıl büyüyeceğinizi öğrenmek, yaşınızdan çok zihniyetinizle ilgilidir. Başarısız olmaktan korkmayı bırak! Kendi ayağınızın üzerinde durabileceğinizi bilecek güveni bulun. Kimse büyümek İSTEMEZ, ama herkes büyümek zorundadır. Olduğu gibi. Ne kadar çok kabul ederseniz ve nasıl büyüyeceğinizi öğrenmenin olumlu yönlerini bulmaya çalışırsanız, o kadar az korku hissedersiniz. ⌘Bir planınız olsun. Asgari ücretle çalışmak bir plan değil, bir kaçıştır. Mümkün olan en düşük konumla başlamayacağınızdan değil. Bu sadece karakter oluşturmakla kalmaz, aynı zamanda deneyim de oluşturur. Ancak, mükemmelleşmek istediğiniz ve birlikte büyüyebileceğiniz bir pozisyon veya kariyer seçin. Herhangi bir iş merdiveninin en alt basamağını almakta utanılacak bir şey yok. Hiçbir şey için çalışmamak utanç verici. ⌘Sizi neyin mutlu ettiğini bulun ve bunun etrafında bir gelecek inşa edin: Milenyum neslinde görülen en büyük hata, gelecekleri için kararlarını paradan başka hiçbir şeye dayalı olarak vermemeleri. Üst düzey bir kariyer yolunda ilerlemek size çok para getirebilir, ancak bu sizi perişan ediyorsa, bulduğunuz şey paranın gerçekten mutluluğu bulamamasıdır. Büyümek istiyorsan, yapmaktan hoşlandığın bir şey bul ve onun etrafında bir kariyer ve hayat inşa et. Yaratıcı olun, ancak odaklanın ve yeteneğinizi alın ve gerçekten büyüyüp büyüyebileceğiniz kazançlı bir şey haline getirin. ⌘Sorumluluk alın: Olgun bir şekilde nasıl büyüyeceğimizi öğrenmek, eylemlerimiz için sorumluluk almak anlamına gelir. Bu, her zaman bir başkasını işinizi kaybettiğiniz için veya istediğiniz daireyi alamadığınız için suçlamamanız anlamına gelir. Neden istediğini alamadığını ve nerede yanlış yaptığını bul. Suçlama oyununu oynamak istiyorsanız, bir süre kendinizi iyi hissetmenizi sağlar. Ama sonunda, sizi sıkışmış durumda tutar ve sizi büyümekten ve geleceğin sorumluluğunu kabul etmekten alıkoyar. Artık ihtiyaçlarınızdan sizden başka kimse sorumlu değil. Eğer başaramazsan, o zaman her şey sana bağlı ve başka kimsenin değil. ⌘Çok çalışın: Büyümek istiyorsan hiçbir şeyin bedavaya gelmediğini anlamalısın. Yeterli paraya sahip olmamaktan sıkıldıysanız, bununla ilgili şikayet etmeyi bırakın, ikinci bir iş bulun ve yatırım yapmaya başlayın. Sadece olgunlaşmamış insanlar hiçbir şeyden bir şey aldıklarını düşünürler. Pek çok başarılı yetişkin asla kollarını sıvayıp ellerini kirletmeden oraya varamaz. Şimdi zamanı ve enerjiyi koyarsanız, faydalarını hayatın ilerleyen dönemlerinde alırsınız. ⌘Hiçbir şeyi hak etmediğini anla: Şu eski "Dünya senin etrafında dönmüyor mu?" İfadesini biliyorsun. Bu sadece bir söz değildi. Yetişkinlerin size hiçbir şeye hakkınız olmadığını söylemeye çalıştıkları bir yoldu. Bir şeye ihtiyacınız olursa, kimse size hiçbir şey borçlu olmaz, ne anne babanız, ne akrabalarınız, ne de hiç kimse. Evrenin merkezinde olmadığınızı ve kimsenin sizinle ilgilenme yükümlülüğünün olmadığını anlayana kadar, siz asla büyümeyeceksiniz. ⌘Hayat gerçekten adil değil: Sırf hayallerinizin kolejine giremediğiniz ya da hakkınız olduğunu düşündüğünüz terfi için geçildiğiniz için, bu konuda yapabileceğiniz hiçbir şey yok ama baştan başlayın ve daha çok deneyin. Gerçek şu ki, hayat adil değil ve bazen istediğimizi elde edemiyoruz. İhtiyacımız olanı alırız. İstediğin şeye sahip olamadığın için sürekli surat asmak yerine, kutsamalarını say ve sahip oldukların için mutlu ol. İstediğinizden daha fazlasını elde etmek için daha çok çalışın. Nasıl büyüyeceğinizi anlamak, yapılması kolay bir şey değildir. Ergenliğin zor olduğunu düşünüyorsanız, gerçek dünyaya hoş geldiniz.
    • 23. Suçluluk kompleksi Suçluluk kompleksi Vicdan azabı çekmenin en kötü biçimidir ve ne yazık ki insanların büyük çoğunluğunda bu kompleks vardır. Suçluluk kompleksi, yanlış bir şey yaptığınıza veya yanlış bir şey yapacağınıza dair ısrarcı bir inancı ifade eder. Sürekli suçluluk ve endişe duygularına ek olarak, suçluluk kompleksi utanç ve endişe duygularına da yol açabilir. Suçluluk kompleksi, bir kişinin vermiş olabileceği gerçek zararın sonucu olabilirken, aynı zamanda hayali veya algılanan suçluluk duygusuna da odaklanabilir. İnsanlar, yapmamış olsalar bile, yanlış bir şey yaptıklarını düşünebilirler. Diğer durumlarda, kendi küçük hatalarının gerçekte olduğundan çok daha ciddi bir etkiye sahip olduğuna inanarak, bir durumda kendi rollerini abartabilirler. Aşırı ve uygunsuz suçluluk, depresyon, obsesif kompulsif bozukluk ve travma sonrası stres bozukluğu dahil olmak üzere bir dizi akıl sağlığı koşuluyla ilişkilidir. uçluluk duygusu ya da suçluluk kompleksi en aşırı şekliyle kişiyi kendi canını almaya kadar sürükleyecek ya da başka trajedilere yol açabilecek ruhsal bir aksaklıktır. Kişilerde suçluluk duygusunun doğmasında içinde yaşanılan toplumun ve çocukluktan beri yetiştirilme biçiminin de çok büyük rolü vardır. Her güzel şeyin günah ya da yasak, her zevk verici şeyin suç olduğu inancıyla büyüyen insan pek tabiidir ki ömrü boyunca suçluluk duyguları içinde kıvranacak, yaşantısının tadını alamayacaktır.
    • 24. Suçluluk kompleksinin nedenleri Suçluluk kompleksinin nedenleri Suçluluk kompleksine katkıda bulunabilecek birkaç farklı faktör vardır. Bunlardan bazıları şunları içerir: ∎Kaygı: Çok fazla kaygınız varsa, kendi eylemlerinizi suçluluk duygusuna yol açacak şekilde olumsuz değerlendirme olasılığınız daha yüksek olabilir. ∎Çocukluk deneyimleri : Yanlış bir şey yaptıklarını, saklayacak bir şeyleri olduğunu veya sorunlardan sorumlu olduklarını hissettirilen hanelerde büyüyen çocuklar, kalıcı suçluluk duygusuyla bırakılabilir. ∎Kültür : Kendinizi birlikte yetiştirildiğiniz kültürel normlara aykırı şeyler yaparken bulursanız, bu normlara artık inanmasanız veya desteklemeseniz bile suçluluk hissedebilirsiniz. ∎Din : Bazı dini gelenekler, bir kişinin yanlış bir şey yaptığını göstermenin bir yolu olarak suçluluk duygularına dayanır. ∎Sosyal baskı : Yaptığınız şeyler nedeniyle başkalarının sizi yargıladığını hissederseniz, suçluluk ve pişmanlık duyguları ile baş başa kalabilirsiniz.
    • 25. Nelere yol açar? Nelere yol açar? Suçluluk, benliğin olumsuz değerlendirmelerini, üzüntü duygularını ve başarısızlık duygularını içeren özbilinçli bir duygu olarak tanımlanır. Suçluluk kompleksi ayrıca uyku güçlüğü, ilgi kaybı, yorgunluk, konsantrasyon güçlüğü ve sosyal geri çekilme dahil olmak üzere anksiyete, depresyon ve stres duygularına da yol açabilir. Suçluluk kompleksi, bir kişinin genel refahı üzerinde ciddi bir etkiye sahip olabilir. Zamanla insanlar, hedeflere ulaşmalarını zorlaştıran bir yetersizlik duygusu geliştirmeye başlayabilir. Devam etmeyi hak etmediklerini hissedebilirler ve hataları nedeniyle kendilerini cezalandırmak için tasarlanmış davranışlarda bulunabilirler. Utanç duyguları, suçluluk kompleksinin başka bir yaygın sonucudur. Bu utancın bir sonucu olarak, insanlar kendilerini diğerlerinden soyutlayabilirler. Bunun ilişkiler üzerinde yıkıcı bir etkisi olabilir ve güçlü sosyal destek bulmayı zorlaştırabilir. Bireyin normal faaliyetlerle ilgili hissettiği suçluluk duygusu aşırıdır ve kişinin çabalarına rağmen kontrol edilmesi zordur. Kendinden şüphe, utanç, kaygı ve hatta hissettiği suçluluk ve utançla başa çıkabilmek için kişiyi maddelere bağımlı hale getirdiği için çoğu zaman bu onlar ve hatta etrafındakiler için bir sıkıntı kaynağıdır. Bazen geçmiş hataları ortaya çıkarabilir ve çözülmemiş suçluluk olarak tezahür edebilir,ayrıca günlük aktivitelerinizle başa çıkmanızı zorlaştırır. suçluluk ve depresyon birbirini besler. Suçluluk, depresif belirtilere neden olur. Depresif hissetme konusunda kötü hissetme şeklinde kendini gösterir ve zamanla şiddetlenir. "Üst-duygular" olarak anılan bu ilişki her zaman olumsuz değildir. Bazen kendini iyi hissettiğin için kendini suçlu hissedebilirsin. Suçluluk ve depresyon arasındaki ilişki, dönen bir olumsuz düşünce havuzu oluşturur. Genellikle kontrolden çıkarak, tüketene kadar birbirlerini besleyebilirler. Bu asalak ilişkiyi tespit etmek döngüden kurtulmanın ilk adımıdır.
    • 26. Suçlu hissetmeyi bırakın!Aşırı suçluluğun sihirli bir tedavisi yok. Bunun üstesinden gelmek, tıpkı herhangi bir güçlü duyguda olduğu gibi, pek çok tutarlı duygusal çalışma gerektirir.  Suçlu hissetmeyi bırakın! Aşırı suçluluğun sihirli bir tedavisi yok. Bunun üstesinden gelmek, tıpkı herhangi bir güçlü duyguda olduğu gibi, pek çok tutarlı duygusal çalışma gerektirir. ∎Kendinize veya başkalarına zarar verdiğiniz senaryolarda suçluluk duygusu yaşamak tamamen normaldir. Bu durumlarda herhangi bir suçluluk hissetmediyseniz, bu, Narsisistik Kişilik Bozukluğu, Antisosyal Kişilik Bozukluğu gibi daha derin ve daha karmaşık bir psikolojik sorunun göstergesi olabilir. Bu durumda suçluluğun üstesinden gelmek için, ne olduğunu kabul etmek önemlidir ve bunu değiştirmek için yapabileceğiniz hiçbir şey yoktur. Suçluluk duygusuyla baş etmenin en iyi yolu, onu kabul etmek, özür dilemek ve mümkünse tekrar olmasını önlemektir. Bu, kronik bir suçluluğa dönüşmesini önleyecektir. ∎Suçluluk nedeniniz, sınırlarınızı, ahlaki değerlerinizi veya etik değerlerinizi aşmaktan kaynaklanıyorsa - aşırı alkol veya uyuşturucu kullanmak, yalan söylemek veya aldatmak gibi -, o zaman bu sorunların tekrar olmasını önlemenin en kolay yolu bu alışkanlıklardan kurtulmaktır. Bunu yapmanın bazı yolları, bir danışmandan veya rehabilitasyon programından profesyonel yardım almak veya hatta bir arkadaş veya aile üyesinden destek almaktır. Her zaman suçlu hissetmek yerine, hiçbir şeyi değiştirmeyecek, bunun yerine sizi üzecek. ∎Çoğumuz zaman zaman kötü düşünceler düşündüğümüz için, bu tür bir suçluluk oldukça yaygındır. Çoğu insan bu düşünceleri bir kenara atmaya, bastırmaya veya 'halının altına itmeye' çalışacaktır. Ancak, bu onlarla baş etmenin en sağlıklı yolu değil. Bu düşünceler sonunda sizi fiilen eylemden geçmeye yönlendirebilir. Onları düşündüğünüzü kabul etmeli ve bu düşüncelerin gücünü ve üzerinizdeki etkilerini azaltmak için bilinçli bir çaba göstermelisiniz. Olumsuz düşüncenin yerine pozitif bir düşünce seçmeye başlayın. Zihninizi boşaltmaya yardımcı olmak için dans, koşu veya yoga gibi diğer aktivitelere de katılmayı deneyebilirsiniz. ∎Çoğu insan, kendileri, başkaları ve hatta dünya hakkındaki mantıksız ve yanlış düşünceleri nedeniyle mutsuzluk yaşar. Bazı ciddi durumlarda, bazı kişiler yanlış bir şey yapmamışlardır, ancak yaptıklarına kendilerini ikna ederler. İster inanın ister inanmayın, bu, özellikle yoğun duygular ve hisler söz konusu olduğunda kolayca gerçekleşebilir. Suçluluk baskın olabilir, bu yüzden yanlış bir şey yaptığınız için kendinize inmeden önce, kendinize yanlış bir şey mi yaptığınızı veya yalnızca yaptığınızı mı düşündüğünüzü sorun. Olaylarla ilgili hafızanızı çarpıtmak, yalnızca hatalı olduğunuzu düşünmenize neden olabilir. Olay hakkında kendi kendinize düşünebilir ve kendinize sorular sorabilirseniz, analiz edip gerçekten suçlu hissetmeniz gereken bir şey olup olmadığını belirleyebilirsiniz. Bununla başa çıkmanız gittikçe zorlaşırsa, profesyonel yardım isteyebilirsiniz.
    • 27. Slide28 Elalemi umursamayı bırak…Kendin için yap her şeyi…Hemen…Şimdi! Ayten Akhmed