UPLOAD

    Davut Yaman

    Istanbul

    1.4K

    Dil kültür İlişkisi

    Published: July 17, 2018

    Toplumun gidişine koşut olarak dilde de değişme ve gelişme olur. Toplumun her alanında meydana gelen değişikliklerle dilin sözvarlığı geniş çapta ve hızlı olarak gelişir.

    Comments

    Dil kültür İlişkisi

    • 1. DİL - KÜLTÜR İLİŞKİSİ DİL - KÜLTÜR İLİŞKİSİ
    • 2. Dilin Tanımı Dilin Tanımı l“Dil, düşünce, duygu ve isteklerin, bir toplumda ses ve anlam yönünden ortak öğeler ve kurallardan yararlanılarak başkalarına aktarılmasını sağlayan, çok yönlü, çok gelişmiş bir dizgedir.” Doğan Aksan, Her Yönüyle Dil
    • 3. Kültürün tanımı Kültürün tanımı lTarihsel, toplumsal gelişme süreci içinde yaratılan bütün maddi ve manevi değerler ile bunları yaratmada, sonraki nesillere iletmede kullanılan, insanın doğal ve toplumsal çevresine egemenliğinin ölçüsünü gösteren araçların bütünü, hars, ekin lBir topluma veya halk topluluğuna özgü düşünce ve sanat eserlerinin bütünü lMuhakeme, zevk ve eleştirme yeteneklerinin öğrenim ve yaşantılar yoluyla geliştirilmiş olan biçimi lBireyin kazandığı bilgi lTarım
    • 4. Dilin gelişmesindeki etkenleri şu şekilde sıralayabiliriz: Dilin gelişmesindeki etkenleri şu şekilde sıralayabiliriz: lTarihsel etkenler lKültürel etkenler lToplumsal etkenler lCoğrafi etkenler lYabancı toplumların ya da komşu ülkelerin etkileri
    • 5. Slide10 lToplumun gidişine koşut olarak dilde de değişme ve gelişme olur. Toplumun her alanında meydana gelen değişikliklerle dilin sözvarlığı geniş çapta ve hızlı olarak gelişir.
    • 6. Slide11 lTam çevirme sözcükler lBu sözcükler en kalabalık türü oluştururlar; yabancı dildeki sözcüklerin, aslına uygun olarak, dildeki karşılıklarıyla çevrilmesi sonucu ortaya çıkar. Türkçe’deki ‘yüzsuyu dökmek’ deyimi bu yolla Farsça’dan çevrilmiştir (âb-ı ruy rihten); ölü mevsim Fr.’dan (la saison morte); kapak kızı (cover girl), yuvarlak masa toplantısı (round table meeting)...vb
    • 7. Slide12 lYarı çevirme sözcükler lGenellikle iki öğeli bileşik sözcük, tamlama, deyim gibi sözlerin bir sözcüğünün çevrilerek, ötekinin, olduğu gibi aktarılmasıyla oluşur: Türkçe’de gam yemek Farsça gam horden anlatımının gam öğesi olduğu gibi alınarak ortaya çıkmıştır; ‘rekor kırmak’, İng. ‘to break the record’ dan çevrilmedir.
    • 8. Slide13 lYabancı öğelerin, dilde onları aşağı yukarı karşılayan sözcüklerle çevrilmesi sonucunda doğar. lFransızca.’da chef ‘baş, başkan’ ve æuvre ‘yapıt’ sözcüklerinden kurulma chef d’oeuvre tamlaması Türkçe’de şah (Far.) ve eser (Ar.) sözcüklerinden kurulu “şaheser”le karşılanır. Günümüz Türkçesi’nde bu sözcüğün öztürkçe karşılığı ‘başyapıt’tır. Bu örnek, tam çevirme sözcük haline gelmiştir.
    • 9. Slide14 lDilde eskiden beri kullanılan bir sözcük, bir başka dille girişilen ilişki sonunda o dildeki sözcüğün anlamını alır. Yeni anlam kazanan sözcük, çoğunlukla eski anlamını kaybetmez ve bu iki anlamla birlikte yaşar. Bugünkü Türkçe’de ‘yıldız’ sözcüğü bilinen anlamı dışında ‘tanınmış sanatçı’ anlamına da gelmektedir. Buradaki anlam genişlemesi olayı, kendi kendine olmamış dış etkiyle meydana gelmiştir.
    • 10. Slide15 lAnlam etkilenmesinin bu türünde yabancı dildeki sözcüğü anlamca karşılamak üzere yeni bir sözcüğün yapılması söz konusudur. Osmanlıca ‘ikmal’ sözcüğü Arapça’da ‘tamamlama, olgunlaştırma’ anlamını taşıyan bir kökten türemiştir. Günümüz Türkçesi’nde ‘bütünleme’ ya da ‘tamamlama’ sözcükleri ile karşılanmaktadır.
    • 11. Slide16 lTerimler, genellikle özel alanların kavramlarına verilen addır; genel olarak tek anlamlı öğelerdir: Bitkibilimdeki çanakyaprak, geometrideki üçgen, fizikteki özgül ağırlık...
    • 12. Slide17 l“Anahtar”  Yunanca. Anoik-térion l“Angarya”  Yunanca. Angareia l“İzmarit”  Yunanca. Smaragdinos l“lohusa”  Yunanca. lekhûsa
    • 13. Söz varlığı Söz varlığı lYerli sözcükler lYabancı sözcükler ya da alınma (ödünçlemeler) sözcüklerden oluşur.
    • 14. Dolaşıcı sözcükler Dolaşıcı sözcükler lEski Hintçe śárkarā sözcüğü Farsça’ya /şeker/ lArapça’ya /sükker/ biçiminde yerleştikten sonra Türkçe’ye de geçmiş, bir yandan da lYunanca’ya (sácharon) lLatince’ye (saccharum) lRusça’ya (sahar) lİspanyolca’da (azúcar) lPortekizce’de (açukar) olarak yerleşmiş lSicilya üzerinden İtalyanca’ya (zucchero) loradan orta ve kuzey Avrupa’ya yayılmıştır (İng. Sugar, Alm. Zucker, Fr. Sucre...vb.).